G7 zirvesinde tarihe geçecek kare

Twitter’dan paylaşılan bir fotoğraf, skandal G7 Zirvesi’nin özeti olarak kabul edildi. Fotoğraf Alman basınında, “Merkel bakışlarıyla Trump’ı koltuğuna çiviledi” diye yorumlandı ancak diğer G7 ülke liderlerinin fotoğrafçıları da Almanlardan geri kalmadı. İşte diğer ülke basınlarına yansıyan fotoğraflar ve yapılan yorumlar Okumaya devam et “G7 zirvesinde tarihe geçecek kare”

Yatağında ölemeyen lânetli hanedan

Ürdün sarayına bir veliahd kâbusunun çökmesi ve Kral Hüseyin’in kardeşi Hasan’ı azledip yerine yarı İngiliz olan oğlu Abdullah’ı getirmesi dünyanın gündemine yerleşince, Ürdün Krallığı’nın kurucularının geçmişini yazayım dedim… (…)

Kral Hüseyin’in büyük dedesinin ismi ‘‘Hüseyin bin Ali’’ydi ve biz ona ‘‘Şerif Hüseyin’’ derdik. ‘‘Şerif’’ unvanını taşırdı, zira peygamber soyundan geldiğine inanılırdı. 1856’da Mekke’de doğdu. Sultan Abdülhamid’in iktidar senelerinde ‘‘Bağımsız bir Arap devleti kurup bütün Araplar’ı tek bir bayrak altında toplamak’’hevesine kapıldığı ve bu iş için İngilizlerle temasa geçtiği anlaşılınca İstanbul’a getirilip göz hapsine alındı. Şehirden ayrılması, hatta evinden dışarıya adım atması bile yasaktı. Yıllarca böyle yaşadı ama Abdülhamid’i devirip iktidara gelen İttihadçılar akıl almaz bir iş yaptılar: Hüseyin ‘‘Emir’’ unvanıyla Mekke’ye yollandı, yani kurda kuzu emanet edildi.

Derken imparatorluk Birinci Dünya Savaşı’na girdi ve Hüseyin’in hayalleri de ‘‘Arap isyanı’’ şeklinde yavaş yavaş hakikate dönmeye başladı. Bunda Londra’dan yollanan ve meşhur Lawrence’in dağıttığı altınların etkisi büyük oldu; Hüseyin1916’nın 9 Eylül’ünde kendisini ‘‘Hicaz Kralı’’ ilân etti, bir ‘‘isyan’’ ve ‘‘cihad’’bildirisi yayınladı. ‘‘…Türkler dinden çıktılar. …Araplar’ın Türkler’e karşı cihadı farzdır…’’ diyordu.

(…) Ölüm döşeğinde sayıklarken ‘‘Osmanlı’ya kılıç çekmemeliydim’’ dediği ve lânete uğrama endişesi içerisinde olduğu rivayet edildi ama aradan geçen seneler bu rivayetleri de, endişeleri de haklı çıkardı. Kendisinden sonra tahta geçen çocuklarıyla torunlarının hiçbiri yataklarında can veremedi… Okumaya devam et “Yatağında ölemeyen lânetli hanedan”

Taraf’taki operasyonun şifresi bu fotoğrafta!

İçlerinde Mehmet Altan ve Amberin Zaman’ın da olduğu bir grup gazeteci Gülen cemaati organizasyonuyla ABD’ye gitti.Bir de Pensilvanya’da Fethullah Gülen ile görüştüler. O geziye ilişkin ortalığı karıştıran iddialar “CHP tetikçisi” ve “top sakal çetesi” ile ilişkili bir gazeteciden geldi.

İddiaya göre Mehmet Altan Fethullah Gülen’in elini öpüp, “Artık masaya yumruğunuzu vurun” diyerek tıpkı eski Türkiye’de askerleri gaza getirmeye çalışan “vesayetçiler” gibi davrandı.

Ancak Altan o iddiayı reddetti.

Her ne kadar Mehmet Altan iddiayı reddetse de ABD’de Gülen cemaatine ait Ebru TV’de Amberin Zaman’la birlikte konuk olup verdikleri mesajlı fotoğraf, Altan ve familyası hakkında bilmemiz gerekenleri yeterince açık ediyor.

Kaynak:  MedyaGündem

Tayyip Erdoğan; Ahmet Hakan, Akif Beki ve Eyüp Can’ı programda istemedi

Hani beklemediğiniz bir şey duyduğunuzda “yok artık; daha neler?” nidasıyla şaşırdığınızı belli edersiniz ya; Başbakan Erdoğan‘ın CNNTÜRK- KANAL D ortak yayınında dört meslektaşımızın sorularını cevapladığı söyleşinin perde arkasını öğrenince ben de “yok artık; daha neler?” diye küçük bir çığlık attım…
Çünkü; bana olayın perde arkasını anlatan kişi hükümetin içinden gelen çok saygın ve güvenilir bir dosttu ve şunları söyledi…

“Yayıncı kuruluş sayın Başbakanımıza soru soranlar arasında Ahmet Hakan ve Eyüp Can’ın da olmalarını istedi ama Sayın Başbakanımız bunu kabul etmedi”…

Ahmet Hakan
‘ın istenmeyişine hiç şaşırmadım…
Ama Eyüp Can neden istenmemişti anlayamadım…
Sebep çok kısaydı: Okumaya devam et “Tayyip Erdoğan; Ahmet Hakan, Akif Beki ve Eyüp Can’ı programda istemedi”

300 aydından 3 maddelik ‘Türk’ bildirisi

Aralarında Prof. Dr. Halil İnalcık, Alev Alatlı, Prof. Dr. İlber Ortaylı, E. Org. Edip Başer, Eski TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk, Hasan Celal Güzel, HEPAR Genel Başkanı Osman Pamukoğlu ve Eski DGM Savcısı Talat Şalk gibi isimlerin bulunduğu 200’den fazla bilim, devlet, siyaset ve edebiyat adamı bir bildiriye imza attı.

“Türk Milletine Çağrı” başlıklı bildiri şöyle:

“AŞAĞIDA İMZASI BULUNAN BİZLER, TÜRK MİLLETİ’NİN AKLI SELİMİNE SESLENİYOR, TARİHİN BU DÖNEMECİNDE TÜRK MİLLETİ ADINA HAREKET EDENLERİ AŞAĞIDAKİ HUSUSLARDA UYARIYORUZ!

1- Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu ve sahibi olan Türk Milleti’nin adı, vatandaşlık tarifinden ve Anayasa’dan çıkarılamaz.

2- Devletimizin eşit ve şerefli üyeleri olan aziz vatandaşlarımız, ırklara ve mezheplere ayrıştırılamaz.

3- Anadolu coğrafyasında Selçuklu ile başlayıp Osmanlı ile devam eden Türk Milleti’nin kesintisiz egemenliğini esas alan büyük Atatürk’ün kurduğu milli devlet yapısı ortadan kaldırılamaz.”

Tertip komitesinde Prof. Dr. Mustafa Kafalı, Prof. Dr. A. Bican Ercilasun, Prof. Dr. Ümit Özdağ, Prof. Dr. İskender Öksüz ve Sadi Somuncuoğlu’nun bulunduğu  “Türk Milletine Çağrı” başlıklı bildiri, 27 Mart 2013 tarihinde Ankara Sürmeli Oteli’nde kamuoyuna sunuldu.

Orhan Kemal Cengiz: Darbe bir insanlık suçudur, zaman aşımı söz konusu değil

[..][..]Orhan Kemal Cengiz, AİHM’nin aldığı birçok kararda ‘suç işleme tarihine bakılmaksızın insanlığa karşı suçlarda zaman aşımı yargılanmayı önlemez’ hükmünü verdiğini hatırlattı. Milli Güvenlik Konseyi üyeleri ve Kenan Evren’in darbe suçundan daha kuvvetli olarak insanlık suçu işlediğini ifade eden Cengiz, yargılamaların bu suç üzerinden yapılması gerektiğini söyledi
[..][..]AİHM’nin geçen mayıs ayında açıkladığı Kononov/Litvanya kararında savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar söz konusu olduğunda, ceza yasalarının geriye yürütülebileceğini kabul ettiğini belirten Orhan Kemal Cengiz, yine AİHM’nin Kolk ve Kilyiy/ Estonya kararında, insanlığa karşı suçlar bakımından zaman aşımı sürelerinin işlemeyeceğini kesin olarak hüküm altına aldığını kaydetti

http://www.zaman.com.tr/gundem_darbe-bir-insanlik-sucudur-zamanasimi-soz-konusu-degil_1028600.html

Not: Şuan FETÖ firarisi olan O.Kemal Cengiz yukarıdaki satırları Ergenekon ve Balyoz gibi davaları ile ilgili af konusu gündeme gelince yazdı.