FBI arşivine baksa Gülen’i tutuklar

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, FBI’ın (Federal Soruşturma Bürosu) FETÖ’nün Amerika’da işlettiği okullarla ilgili olarak 20 eyalette soruşturma yürüttüğünü açıkladı. FETÖ’nün Amerika’da da sahtecilik, dolandırıcılık yaptığını sağır sultan duydu ama nedense bugüne kadar Amerikalı yöneticiler bir türlü duymadı.

(…)

FBI, Gülen CIA bağlantılı

Örnek mi? Eski FBI Danışmanı Paul L. Williams’ın tespitleri yeter. Williams, 2010 yılında FETÖ elebaşı Gülen için bazı tespitlerde bulunmuştu. O tespitler FETÖ’nün 15 Temmuz Darbe Girişimi Araştırma Raporu’na şu satırlarla girdi; “Gülen 2007 yılında sürekli oturma izni için mahkemeye başvurduğunu,

Yazının tamamı için tıklayın

Yatağında ölemeyen lânetli hanedan

Ürdün sarayına bir veliahd kâbusunun çökmesi ve Kral Hüseyin’in kardeşi Hasan’ı azledip yerine yarı İngiliz olan oğlu Abdullah’ı getirmesi dünyanın gündemine yerleşince, Ürdün Krallığı’nın kurucularının geçmişini yazayım dedim… (…)

Kral Hüseyin’in büyük dedesinin ismi ‘‘Hüseyin bin Ali’’ydi ve biz ona ‘‘Şerif Hüseyin’’ derdik. ‘‘Şerif’’ unvanını taşırdı, zira peygamber soyundan geldiğine inanılırdı. 1856’da Mekke’de doğdu. Sultan Abdülhamid’in iktidar senelerinde ‘‘Bağımsız bir Arap devleti kurup bütün Araplar’ı tek bir bayrak altında toplamak’’hevesine kapıldığı ve bu iş için İngilizlerle temasa geçtiği anlaşılınca İstanbul’a getirilip göz hapsine alındı. Şehirden ayrılması, hatta evinden dışarıya adım atması bile yasaktı. Yıllarca böyle yaşadı ama Abdülhamid’i devirip iktidara gelen İttihadçılar akıl almaz bir iş yaptılar: Hüseyin ‘‘Emir’’ unvanıyla Mekke’ye yollandı, yani kurda kuzu emanet edildi.

Derken imparatorluk Birinci Dünya Savaşı’na girdi ve Hüseyin’in hayalleri de ‘‘Arap isyanı’’ şeklinde yavaş yavaş hakikate dönmeye başladı. Bunda Londra’dan yollanan ve meşhur Lawrence’in dağıttığı altınların etkisi büyük oldu; Hüseyin1916’nın 9 Eylül’ünde kendisini ‘‘Hicaz Kralı’’ ilân etti, bir ‘‘isyan’’ ve ‘‘cihad’’bildirisi yayınladı. ‘‘…Türkler dinden çıktılar. …Araplar’ın Türkler’e karşı cihadı farzdır…’’ diyordu.

(…) Ölüm döşeğinde sayıklarken ‘‘Osmanlı’ya kılıç çekmemeliydim’’ dediği ve lânete uğrama endişesi içerisinde olduğu rivayet edildi ama aradan geçen seneler bu rivayetleri de, endişeleri de haklı çıkardı. Kendisinden sonra tahta geçen çocuklarıyla torunlarının hiçbiri yataklarında can veremedi… Okumaya devam et “Yatağında ölemeyen lânetli hanedan”

“Cemaatin” başına ne gelecek? – Metin Özer

Gelişmeleri takip edenlerin cevabını en çok merak ettikleri soru bu.
Bu soruyu cevaplamadan önce biraz geriye gitmek isterim.
Bundan yaklaşık 2 ay kadar önceydi.
Başbakan Tayyip Erdoğan durduk yere ilginç bir açıklama yaptı.
– Elimde öyle bir dosya var ki, açıklarsam Türkiye’de yer yerinden oynar
Hiç kimse, dosyanın içeriği ile ilgili kendisine tek bir soru bile sormadı.
Peki;  bu dosya neydi ve içerisinde ne vardı?
Dosya cemaat ile alakalıydı.
Cemaatin en tepe noktasındaki bir isim, elindeki bütün belge ve dökümanları Başbakan Tayyip Erdoğan’a teslim etti.
Bu kişinin kimliğini şimdilik açıklamayayım.
Sadece şunu belirtebilirim.
Cemaat içerisinde çok saygınlığı olan ve cemaat üyelerinin ‘abi’ diyerek hürmet ettikleri bir isim.
Küçük bir ipucu daha vereyim.
Bu kişinin Tayyip Erdoğan’a bilgi ve belge verdiğini öğrenen cemaat medyası, son zamanlarda bu ismi hedef aldı.
Neyse ismi boş verelim.
Gelelim dosyanın içeriğine.
Dosyada;  bugün paralel yapı olarak adlandırılan cemaatin derin faaliyetleri yer alıyor.
Bu yapının;  CIA bağlantısıİsrail bağlantısı ve Vatikan bağlantıları belgeleri ile yer alıyor.
Devlet içerisinde kurulan yapı ve bu yapıların başlarında bulunan imamların kimlikleri ve görevleri ile ilgili ayrıntılı bilgi var.
Bunlar birer bilgi olmaktan öte kasetlerle de desteklenmiş.
Değerli okurlarım.
Dosyada o kadar çok isim var ki, inanın açıklandığında büyük şaşkınlık yaşayacaksınız.
Türkiye eyaletlere bölünmüş.
Her eyalete birer ‘imam’ atanmış. Her şehirde ‘şehir imamları’ bulunuyor.
Bu imamlareyalet imamına bağlı olarak çalışıyor.
Eyalet imamları da merkezdeki şura üyesi.
Bu şura;  belli dönemlerde bir araya  gelerek durum değerlendiriyor, kararlar alıyor.
Bu kararlar büyük bir hızla hayata geçiriliyor.
Şura kararıyla ;
ÖSYM soruları çalınıyor.
KPSS soruları çalınıyor.
Polislik sınavı soruları çalınıyor.
Hakim ve savcılık sınav soruları çalınıyor.
Buradan çalınan sorular, dershanelerdeki emin oldukları ve kullanılmaya müsait cemaat üyelerine veriliyor.
Onlar sınavı kazandıklarında atamaları yapılıyor.
Ataması yapılan gençler,  girdikleri devlet kurumlarında buranın imamının emrine giriyor.
Dershane yaygarasının altında da zaten bu çark var.
Dershaneler kapandığında; cemaat, beynini yıkayarak robotlaştırdığı cemaat elemanları ordusundan olacak.
Şura’da sadece eyalet imamları bulunmuyor.
Yargı imamı, siyaset imamı, polis imamı, medya imamı, üniversite ve eğitim imamı, iş alemi imamı, finans imamı ve bürokrat imamı gibi geniş bir imam kadrosu oluşturulmuş. Okumaya devam et ““Cemaatin” başına ne gelecek? – Metin Özer”

279.889 kişinin hakkına girmek-Yıldıray Oğur

279.889 kişinin girdiği bir sınav düşünün. 120 soruda 100 net ve üstü yapmayı başarıp yüzde 1’e giren 3277 aday içerisinde tam tamına 324 evli çift var. Ne dersiniz;  Ailenin zihin açıcı etkisi? Evliliğin bereketi?
Bir sınav düşünün; o zaman kadar yapılmış bütün sınavlarda sadece birkaç kişi bütün soruları doğru cevaplamayı başarmış.. Bir yıl önceki şampiyon ve bir yıl sonraki sınav birincisinin bile başaramadığını ise o yıl sınava giren 350 kişi aynı anda başarmış olsun. 120 soruda 120 net. Ve bu 120 kişiden en az 20’si yine evli çiftler.
Ankara’dan N.S ve A.S, Malatya’dan R.Y ve Z.Y, İzmir’den H.B ve N.B, Sakarya’dan L.Ç ve S.Ç, Malatya’dan R.N ve B.K adlı çiftler 120’de 120 net mucizesini gerçekleştiren evli çiftlerden sadece birkaçı.  
Ankara’dan H.A ve S.A çifti ise daha büyük bir mucizeyi gerçekleştirmiş:İkisi birden tek bir soruyu yanlış cevaplayıp 119 nette kalmışlar. Malatyalı Ö. ailesinde E.Ö 117, eşi A.Ö. 111, İzmirli S. Ailesinde damat Bey 113, gelin hanım 116 net yapmış.
Bütün bu mucizeler Temmuz 2010 KPSS Eğitim Bilimleri sınavında gerçekleşmişti. Öğretmen olmak isteyen 279.889 gencin atanmak için ter döktüğü sınav, ÖSYM tarafından “bazı usulsüzlüklerin meydana geldiği kanaatine varıldığından” iptal edilip Ekim ayında tekrarlanmıştı.
Peki o sınavda ne oldu? 
Bir mucize daha. Sınavdan iki yıl sonra CHP’li milletvekilinin soru önergesi üzerine Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’in verdiği cevaplara bakalım.
 
İptal edilen sınavda 100 net ve üzeri yapmış 3.227 çok başarılı öğrenciden 1.175’i nedense bu yeni sınava girmemiş.  Girenlerin ise sadece 76’sı dört ay önceki başarısını tekrarlayıp 100 net üzeri çıkarmış.  
Peki, iptal edilen sınavda 120’de 120 yapan şampiyonlar ne yapmış dört ay sonra. İptal edilen sınavda 120 net yapan 350 şampiyondan 148’i yenilenen sınava hiç girmedi. Girenlerden ise sadece 2’si 100 netin üzerine çıkabildi. Zaten tekrarlanan sınavın birincisi bile dört ay önce 350 kişinin birlikte başardığı 120’de 120 neti tutturamayıp 111 nette kaldı.
Peki ne yapıldı iptal edilen bu mucizevi sınavla ilgili?
Türk Eğitim Sen’in kendilerine adaylardan gelen puan hesaplama itirazlarını dillendirilmesi başlayan tartışmalara büyüdü, önce ciddiye almayıp “Mutsuz insanların feryadı” diyen ÖSYM, sınav  sonuçlarını gösteren çan eğrisinde 3 bin kişinin yarattığı sıradışı ikinci bir çan eğrisini görünce bir sorun olduğuna hükmetti ve sınavı iptal etti.
Sınavla ilgili hemen idari soruşturma açıldı. Önce YÖK soruşturmasında 120 net yapan adayların matematik testlerinin olduğu soru sayfalarının bile kalpleri kadar tertemiz, tek çiziksiz olduğu saptandı.
Sonra Ankara Savcılığı sınavla ilgili adli soruşturma başlattı. Aynı anda Cumhurbaşkanı Gül, Devlet Denetleme Kurulu’na bu konuyu araştırması için talimat verdiğini açıkladı.
ÖSYM Başkanı Ünal Yarımağan skandal üzerine istifa etti. Soruşturmayı üstlenen savcı Şadan Sakınan, ÖSYM’nin tüm kozmik bilgilerini Ankara  Adliyesi’ne getirdi. Yapması gereken MERNİS kayıtları ve telefon tapelerini kullanarak bu şüpheli 3227 kişi arasındaki ilişkiyi saptamaktı. Ama o tuhaf bir şekilde işe 30 polisle sabaha karşı ÖSYM soru kitapçıklarının basıldığı METEKSAN fabrikasını basarak başladı.
Tam o sıralarda birden bire Emniyet 10 ilde düzenlediği operasyonla KCK bağlantılı Joker çetesini çökerttiğini açıkladı. İddiaya gire çete KPSS de dahil sınavlarda sahte kimliklerle adayların yerine jokerlerini sokuyordu. Bir anda skandalın arkasında KCK bulunuverdi.
 
Daha da zamanlaması manidarı bu operasyon haberinden sadece birkaç gün önce gazetelere şöyle bir haber düşmüştü: “Başbakan, KPSS skandalını araştırması için MİT’e talimat verdi.”

Okumaya devam et “279.889 kişinin hakkına girmek-Yıldıray Oğur”